3 Temmuz 2011 Pazar

Özlemek Üzerine


(November's doom - torn)

Düşünün, sevgilinizle aynı şehirde bulunsanız da görüşmediğiniz çok uzun zamanlar olmuştur. O kendi işleriyle uğraşmıştır, siz sizinkilerle. Gün içinde yaptığınız birkaç kısa telefon görüşmesi bile yeterli olmuştur belki hasret gidermenize.

Ne zaman ki araya uzun mesafeler girer, sırtınızda bir yük arabası peydahlanır. Bir hafta görüşmeyip sonra bir kısa akşam yemeği yediğiniz sevgilinizi gün aşırı görmek istersiniz. Yaptığınız her işe "keşke o da yanımda olsaydı" diye başlarsınız. Neden? Aynı yerde olsanız görüşmeyecektiniz zaten, şimdi neden kıymetlendi birlikte geçirdiğiniz zamanlar?

Cevap çok basit ve kesinlikle güvensizlikle, şüpheyle ilgisi yok. Sizi aradığında sesi yanıbaşınızdan gelse bile, zihninizin gerisinden bir ses aslında ne kadar uzak olduğunu fısıldayıp duruyor size. İhtiyacı olduğunda yanında olamayacaksınız artık. Sevgi sözcükleri söylediğinde, romantik bir jestle karşılık veremeyeceksiniz. Başına birşey gelirse aranan kişi siz olmayacaksınız. Kim bilir ne zaman haberiniz olacak. Onun sizi ne kadar özlediği önemli değil sizin için. İnsansınız, dolayısıyla bencilsiniz. En çok siz özlüyorsunuz. Dünya olmasa bile sevgiliniz sizin çevrenizde dönüyor - du.

Yavaş yavaş sinirleriniz gerilecek. Sesler yükselecek. Aradığınızda telefonu meşgul çalıyordu diye içiniz içinizi yiyecek. Kavgalar başlayacak. Tartışmaların da şekli değişecek, ilkokul çocuklarının duygusal olgunluğuna düşeceksiniz birlikte. Aldatmak aklınıza gelmeyecek bile ama. Kendinizi bir lütuf, onu size bahşedilmiş bir hediye gibi gördüğünüz için "bak burada daha iyisi var" dediğinde hayat, "hayır ben onu istiyorum" diyeceksiniz.

Sonunda kavuştuğunuzda geçen onca zamanın sıkıntısını birkaç dakikada unutacaksınız. Sonra ya eski halinize geri dönersiniz, ya aklınızı başınıza alır, boşa kavgayla harcadığınız günleri aklınızda tutar, gereken kıymeti verirsiniz. Kendinizi suçlamayın. Irksal özelliğiniz sizi böyle kaprisli, çekilmez, sinir bozucu olmaya itti.

Sadece onu özlediğinizi söylemeyi ihmal etmeyin. Onun da buna ihtiyacı olduğunu bilin.

Sevin!

(biterken november's doom - awaken çalıyodu)

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Boy kompleksi?